![]() | Bakır (Cu) ve Mangan (Mn) Bitki Besin Maddeleri Karışımı Ambalaj Tipi: 1 Kg |
Bakır tarım kimyasallarının uygulanmasına başlamadan beri geniş olarak kullanılmaktadır, yıllar süren gelişmeden sonra bu günlerde pazarda bir çok bakır ürünü ve formülasyonu vardır.
Patojenlere karşı koruyucu etkisi 1878’de keşfedilmiştir (asmada mildiyöde) ve sonra bakır ürünleri sürekli gelişmiştir.
Gelişme şöyle özetlenebilir:
1. Önce bakırın en mevcut kaynağı olan bakır sülfat fungisit olarak kullanılmıştır. Bu ürünün uygulanmasındaki sorun (işlenmesinden başka) bitkileri yakmasıdır. Bunun nedenleri:
Sülfat asiditesi (pH: 3 – 4). Bu bir çok durumda en çok kabul gören nedendir, bu seviyede bir asitlik bitkileri yakar.
Çok dozda kullanım ile toksisite. Bu sorun diğerini destekler ve onun kadar önemlidir. pH yaprak absorbsiyonunu etkiler ancak sınırlayan tek faktör değildir.
Bakır sülfat uygulaması şu ana kadar20 g/ L’den fazla olmuştur (5 g/ L Cu’ya eşittir), yapılan çalışmalar mangoda0.3 g/ L uygulama (17 kere daha az) ya da turunçgillerde1 g/ L uygulama (5 kere daha az) fitotoksik etki oluşturmaktadır.
Ürünün kullanılmasını kısıtlayan toksisite şöyledir.
Yüksek seviyede bakır uygulanmış bir bitkide hastalıklara karşı koruyucu etki oluşturulur.
Çözünür bir ürün ve az moleküler ağırlığı olmasıyla bakır sülfat uygulaması bitki tarafından absorbe edilebilir ve yapraklarda bakır seviyesi arttırılabilir.
Bununla beraber, yüksek miktarda sülfat uygulanması gereklidir, bitkinin hastalıklarla mücadele etmesini temin edecek kadar ve bu yüksek doz foto toksiteye neden olur.
2. Bakır sülfatın zararını dengelemek için bordo bulamacı (ve türevleri) kullanılır, bu sülfatın kireç ile bir karışımıdır. Teoride, sülfatın üzerinde kirecin etkisi pH’ı azaltır ve bitkileri yakmaz. Ancak pH gelişse de (daha yüksek ya da daha az absorbsiyon) tek faktör değildir, araştırmalara göre bordo bulamacı uygulamasında bakır bitkiye giremez böylece uygulaması daha çok çözünemez bir ürüne benzer.
Sonuç olarak etkisinin sülfattan farklı olduğu bellidir.
Bitkiye doğrudan girmeyerek bitki dokularına zarar vermez (yakmaz). Ek olarak daha az bir konsantrasyon uygulanır (sülfat içeriği daha azdır).
Yaprak uygulamasının kurumasından sonra yapışmayı temin eden sert bir kimyasal yapı oluşur. Böylece, bakırın yarı dozunda kullanılmasında bile sülfat aynı etkiyi gösterir (yaklaşık10 g/ L Cu sülfat).
Çok kalıcı olmasına rağmen bordo bulamacı oksikloridlerden, hidroksidlerden ve oksitlerden daha fazla bakır yayar. Bununla beraber formülasyonu diğerinden daha kötüdür, çözülmesi daha karmaşıktır ve parçacıkların büyüklüğü daha fazladır.
Bordo bulamacı icat edildiği Fransa’da hala kullanılmaktadır.
Devam olarak, oksiklorid ortaya çıktı. Bordo bulamacının yerini alma nedenleri şunlardır:
Üreticinin sülfat ve kireç karışımı yapmasını önlemek, göreceli olarak tehlikelidir ve pH göstergeleri ve bir seri süreç gerektirir (sülfatın iyi çekilmesi). Bundan farklı olarak oksikloridin uygulaması doğrudandır, yan etkileri yoktur. Karışımın diğer tarım kimyasalları ile geliştirilmesini de mümkün kılar.
Savaştan sonra bakır sülfat kıtlığı yeni bileşenler için umutsuz bir arayış başlatmıştı (bu durumda bakır).
3. Oksiklorid, hidroksidler, oksitler ve bordo bulamacı ile bakır sülfat arasındaki farklar çözünemez ürünler olmaları ve çözünememeleri ancak dispersiyon oluşturmaları, bu da bakırın bitki katmanlarına girişini kısıtlar.
Çok az çözünürlüğe sahip olarak (
Yavaş salma, bitki tarafından yüzeye bırakılan su ve CO2 üretilmesi ile asidifikasyon tarafından oluşturulur (ek olarak oksikloridler ve oksitler asit pH’da daha fazla serbest bakır oluştururlar).
Bakır oksikloridler, hidroksidler ve oksitler benzer ürün grubunun içindedirler ve son iki ürün oksikloride göre aşağıdaki avantajları ortaya koyarlar.
Hidroksid fdaha çözünürdür (2.9 mg / L).
Oksit daha konsantredir ve uygulama dozu daha azdır).
4. Son aşama kompleks bakır ile temin edilen bakırdır, o da Disper Cu Max’tır.
Kısa bilgi: Yaprak absorbsiyonunun kimyası
Dispersiyon: parçacık boyu >0.1 μm olan heterojen karışım.
Çözelti: parçacık boyu
İki boy arasında (0.1 μm ve 0.001 μm) kollodiyal dispersiyon denen bir ara aşama vardır.
Yaprak absorbsiyonu kütikulada maksimum açıklığı 0.001 μm olan hidrofobik ve hidrofilik kanallarda (ektodermler) oluşur. Bu küçük porlar bazı maddelerin bitkikdei dokulara girmesini mümkün kılar.
Yaprak absorbsiyonu parçacık büyüklüğüne göredir, ancak tek faktör değildir. Eğer molekül pordan daha büyükse, giremez, ancak daha küçükse diğer faktörlere bağlıdır, gerilim, elektrik yükü, damlanın büyüklüğü ve açısı, nem vb.
Stomadan absrobsiyon, büyük porlara göre (maksimum por çapı 4 - 10μm) transpirasyon gradyentinden çok etkilenir. Bununla beraber genel kanının ve yaprakta az bulunan yüzey alanına aksine (en fazla % 1 – 5) stoma yapraktan besinlerin alınması için önemli değildir.
Bütün açıklamalar şemada özetlenmiştir.

2. Ürünün kompozisyonu ve etkisi
Disper Cu Max glukonat ve lignosülfat ile kompleks bakır içeren % 100 çözünür granüller içeren bir üründür.
Bakır
Fitosanitary olarak bakıldığında fenolik maddeler ve fitoaleksinlerin senteziyle ilgili bitki metabolizması için en önemli enzimlerin parçasını oluştururlar.
Polifenol oksit (Fenolasa) iki önemli reaksiyonu katalize eder.
Monofenollerin orto – difenollere hidroksilasyonu
Orto – difenollerin kininlere oksidasyonu
Lakkaz
Diğer bir önemli reaksiyonu katalize eder.
Kininlerin hidrokinin, guayasol ve pirogalol.gibi farklı polyfenollerden ve diğer bileşenlerden oksidasyonu.
Diamina oksidaz :Bitkinin patojen saldırıları gibi stres koşullarından geçmesini temin eden gelişme düzenleyici tipi olan polyaminleri oluşturmak için oksidasyonu katalize eder.
Fitoaleksinler bitkinin kendisini patojenlere karşı korumasını temin eden fenolik yapılı (mono poliphenler) moleküllerdir (toksik moleküllerdir).
Bakır fenolik maddelerin metabolizmasını destekler ve böylece bitkinin patojen saldırılarına dayanıklılığını güçlendirir.
Ek olarak, doğasından dolayı, bakır bitki dokularında normal seviyeden daha fazla bir konsantrasyonda olduğunda sporların çimlenmesini zorlaştırır.

Bakır tuzlarının fungus üzerinde toksik etkisi spor çimlenmesi ile gösterilir. Fungus sporları, Cu+2 iyonlarının fungusların hücresel yüzeyinde bulunan H+, K+, Ca+2 ve Mg+2 iyonları ile yer değiştirmesi ile bakıra yapışabilir. Bu değişme Cu+2 iyonlarının hücrelerin içine doğru ilerlemesini sağlayan zarın yarı geçirgenliğini değiştirir.
Sporun içinde Cu+2 iyonları farklı kimyasal gruplara bağlanırlar, farklı enzimatik proteinlerde bulunan karboksilik, fosfatlar, sülfidriller, aminler ya da hidroksiller. Bu bağlanmalar doğru hücresel fonksiyonları engelleyen toksik etki oluştururlar (protein denatürasyonu). 
Spilocaea spp. biyolojik döngüsünden alınmıştır.
Bakır bir besin elementi olarak şu fonksiyonları temin eder.

Bakır kompleksleme maddesi olarak glukonat
Glukonat (ya da glukonik asit) bir çok metalik iyonun kompleksleme maddesidir. Şelatlama / kompleksleme kapasitesi 20nci yüzyılın başında keşfedilmiştir ve tarımda 20 yıldan daha uzun süredir kullanılmaktadır.
Glutonik asit non toksik madde olarak sınıflandırılan bir organik maddedir. Az moleküler ağırlıkta, insanlar için zararsız ve doğayla dost ve şeker – asit tipi bir moleküldür. Gerçekte bir çok durumda insan beslenmesi için kullanılır. Bakır ile oluşan kompleks iyonu korumasu ve geniş bir pH aralığında stabilitesini temin etmesiyle karakterize olur. Kompleks inerttir ve diğer besin çözeltisi bileşenleri ile kimyasal reaksiyonu yoktur, böylece bakırı bitki için alınabilir ve özümsenebilir yapar.
Bitki metabolizması yönünden, glukonat enerji rezervi olarak görev yapar (karbonhidratlarda nişasta olarak), hücresel duvarların selüloz oluşumunda görev yapar ve glikozid formundaki diğer bileşen elementlerle birleşir ve biyolojik sıvıların çözünmesine katkıda bulunur.

Bakır için kompleksleme maddesi olarak lignosülfat
Lignosülfonat ya da lignosülfonik asit karbon yapılı moleküller grubunda tanımlanır. % 100 doğal kaynaklı, insanlar için tamamen zararsız, organik bir bileşiktir, lignin türevlerinde, fenolik bileşiklerde, şeker sülfürik asitlerde, karbonhidratlarda bulunur.
Bir çok yıldır, lignosülfonatın şelatlama / kompleksleme etkisi tanımlanmış ve tarımda uygulanmıştır. Ayrıca, tarımsal kullanımı son 15 yıldır artmıştır.
Dahası, histolojik açıdan bakıldığında, bakırın eşlik ettiği lignosülfonat bileşenleri fenoller, polifenoller ve kininlerin metabolizmasının girebilir, patojen saldırılarına karşı dayanıklılığını arttıran bitki dokularında lignin oluşumunu temin edebilir (fiziksel açıdan bakıldığında).
Lignosülfonatın yaprak absorbsiyonunda Etkileri
Belli koşullarda kütikula kapasitesi (yaprağın dış katmanı) hidrofobik ve hidrofilik porları ile maddelerin geçmesine izin verir, buna kütikulanın geçirgenliği denir, bu değişebilir.
Yaprak uygulamasında kütikulanın geçirgenliğini arttıran morfolojik değişiklikler oluşturan moleküller, porun çapını arttırırlar ve besin çözeltisindeki moleküllerin özümsenmesini arttırırlar.
Lignosülfonat yaprak uyulamasına eşlik eden moleküllerin geçişini geliştiren moleküllerden biridir.
3. Ürünlerde etkiler ve etkinlik
Disper Cu Max’ın yaprak uygulaması
Kompleksli ya da şelatlı bakırın çözünür (sülfat gibi) ya da çözünmez (oksikloridler, hidroksidler, oksitler gibi) bakır ürünlerinden tamamen farklı bir yaprak absorbsiyon mekanizması vardır.
Bir bakır ürünü olarak çözünür ürünler ve bakır sülfatın yaprak uygulamalarında bir çok güçlük vardır.
Korunmasız bakır olarak, bakıra eğilimi olan bir iyon ile karışımı yaprak uygulamasını deaktive edebilir ya da çökeltebilir. Ek olarak, karışımın pH’ı 5’ten yüksekse bakırın yaprak uygulaması (sülfatlardan gelen) çok azalır, optimal pH 3 – 5 arasıdır.
Tuz olduğundan, Cu+2 ve SO4-2 iyonları olarak ayrılır. Yaprak uygulamasının bir çok dış faktöre (yüksek gerilim, damla çapı, nem vb.) ve bitkinin iç faktörlerine bağlı olduğunu unutmamak gerekir. İyon difüzyonunda elektrik yükü çok önemlidir. Kütikula negatif elektrik yüklü yaprağın dış katmanıdır, sülfat gibi iyonların çözeltisi kütikuladan geçerken anyonlar (SO4-2) uzaklaştırılır ve katyonlar (Cu+2) kütikulanın dış yüzeyine yapışır.
Bu etki, tuzlar şeklindeki uygulamada yapraktan çok az bir özümseme etkinliğine neden olur.

Çözünmez ürünler için, mekanizma çok basittir, böylece bitkiye giren bakır yüzdesi neredeyse hiç yoktur ve eğer fungus etkisi varsa yüksek miktarda ürün ve bakır metali uygulanması gereklidir. Cu iyonları bitkiye sadece çok az dozlarda girebilirler ve uzun bir süre boyunca serbest kalabilirler. Bu etki yağmur ile olumsuz etkilenebilir (ürün yıkanabilir).
Ek olarak, bu geçiş zorluğu ürüne eşlik eden moleküllere de geçer, böylece uygulamada karıştırılan diğer besin ya da koruyucu ürünlerinin yaprak uygulamasını da engeller.

Disper Cu Max kompleksli olduğu için önemli değişiklikleri vardır.
Tamamen çözünür bir ürün olduğundan uygulama dozları çok azdır, çünkü ürün tamamen aktiftir, bitkiye girer. Kompleksli bakırın sülfatlara göre absorbsiyonu çok daha etkindir (on kata kadar daha etkin).
Bu bakır geçişi bakırın kütikula seviyesi altında etki etmesini temin eder, bu alan sporların üretildiği ve özellikle Spilocaea spp. gibi önemli funguslarda sporlara doğrudan saldırarak çimlenmeyi önler.
Yaprak absorbsiyonunun etkinliği tuzlarla (sülfatlar) karşılaştırıldığında çok fazladır, kompleksli oldukları için Cu+2 iyonları nötralize olur (nötr elektrik yükü ile). Bu sıfır yük kütikula dış yüzeyi etrafındaki serbest bakır sirkülasyonunu destekler ve porlardan absorbe edilir. Absorbsiyon bitki için çok kolaydır, bakır kütikulanın dış tabakasında kalıntı bırakmaz ve çok az konsantrasyonlarda uygulandığında sülfatlara göre (genellikle bitkiyi yakar) non toksiktir.

Ürüne etkileri
Disper Cu Max bir bakır ürünü olarak aktivitesi ve etkinliği sayesinde, aşağıdaki etkileri vardır.
Beslenme yönünden bakıldığında, bitkilerdeki bakır farklarını önler ve korur, enzim aktivitesini, transpirasyonu, solumayı geliştirir.
Patolojik yönünden bakıldığında, Disper Cu Max içindeki bakır bitki dokularına girer ve bitkinin hastalıklarla mücadele etmesini temin eder.
Bakırın ekolojisi ve kullanımı
Bakır ekolojik / organik tarımda izin verilmiştir.
4 Haziran 1991 Konsey Düzenlemesi ve EU 1988 / 97 düzenlemeleri, tarımsal ve ekolojik üretimde, fungusitler kadar, farklı gruplardan bakır ürünleri de bu tip üretimde mevcuttur.
Ancak fazla bakır kullanımı çevrede sorunlara neden olur, bu farklı etkiler şunlardır.
Dış fauna (böcekler ve akarlar).
Toprak organizmaları (bakteri).
Hidrografik nehir havzasında su faunası.
Böylece, son ayarlama geçtiğimiz yılda bakır uygulaması için bazı maksimum sınırlar ve başarılı uygulamalar belirlemiştir, uygulanan toplam bakır miktarı her yıl daha kısıtlanmaktadır.
Ekolojik tarımsal üretimde 2092 / 91 EEU 24 Haziran düzenlemesi
31 Aralık 2005’e kadar maksimum bakır/da/yıl uygulaması 800 gr’dır ve 1 Ocak 2006’dan itibaren 600 gr bakır/da/yıl olmuştur. Çok yıllık bitkiler için, üstteki paragraf dışında aşağıdaki koşullarda maksimum uygulama seviyelerini kullanabilirler.
23 Mart 2002’en 31 Aralık’a kadar kullanılan maksimum miktar 3.8 kg/da bakırı geçememektedir.
1 Ocak 2007’den itibaren 2007, 2008, 2009 ve 2010 yıllarında kullanım miktarları 3.6, 3.4, 3.2 ve3 kg/ da olacaktır.
Bakırın bitkide aynı etkisinden dolayı, Disper Cu Max içindeki bakır miktarı, bir çok bakırdan (oksikloridler, hidroksidler, oksitler) çok farklıdır, Disper Cu Max içindeki bakır (metal) tamamen aktiftir, diğerlerinde değildir.
Bir çok bakır (oksikloridler) 3 –4 kg/1000 Lkullanılırken Disper Cu Max1 kg/1000 Lkullanılır.
Ayrıca ilk grupta bakır içeriği % 50 iken Disper Cu Max sadece % 15 Cu’ya ihtiyaç duymaktadır (% p / p). Bu sayılar göstermektedir ki doğaya uygulanacak bakır miktarı Disper Cu Max’ta diğerlerine göre % 90 daha azdır.
Disper Cu Max’ın avantajlarının özeti
Daha iyi yaprak uygulaması
Çevre için avantajları
Toksiklik ve aktiflik
Son olarak, ama daha az önemli olmayan, Disper’in granül olması ve kullanımı diğer sıvı ya da katı ürünlerden daha iyi olmasıdır.
Toz oluşturmaz. Ürün kayıplarını ve soluma ile toksikliği önler (oksikloridler ve hidroksid katılarının çoğunda önemlidir).
Çözülmesi çok iyidir. Topakları ve çökelmeleri önler.
Sayfa Özeti: DISPER CUMAX GS
Sayfa Açıklaması: Disper Cu Max ile daha sağlıklı bitkiler, yüksek verim. Kare Tarım
Anahtar Kelimeler: